Logo



başlık logosu


ORGAN NAKLİ İLE İLGİLİ SIK SORULAN SORULAR
-Soru : ÇANAKKALE DEVLET HASTANESİNDE ORGAN BAĞIŞI NEREDE YAPILIR
-CEVAP:Yeni Ameliyathanemizin giriş kapısı yanında bulunan Organ Bağışı Bürosuna başvurabilirsiniz.

-Soru : Doku ve organ nakli nedir?
Cevap : Organ Nakli, (yabancı dildeki adıyla Transplantasyon) günümüzde başka hiçbir tıbbi çözüm olmadığı için, bir insanın organ ya da dokularının ihtiyacı olan başka bir insana, tedavi amacıyla nakledilmesi işlemidir. Nakil ameliyatla ya da çeşitli tıbbi yöntemlerle yapılır. Bu sayede ölümcül durumdaki ya da beden işlevlerinin bir kısmını yerine getiremeyen hastanın sağlıklı bir yaşama kavuşması sağlanır. Böbrek, karaciğer, kalp, akciğer, pankreas organ nakillerine, gözün saydam tabakası olan kornea, kan, kemik iliği ve pankreasın insülin salgılayan hücreleri de doku nakline örneklerdir.
Soru: Organ nakli hangi hastalıklarda zorunlu bir tıbbi uygulamadır?
Cevap: Organ Nakli, kimi organların işlevlerini yerine getiremeyecek duruma geldiğinde ve başka hiçbir tıbbi çözüm olmadığına karar verildiğinde zorunlu bir uygulamadır. Kronik, yani geriye, sağlıklı durumuna kavuşturulamayacak biçimde hastalanmış organların yerine sağlıklı organların takılması, hastanın sağlıklı yaşama döndürülmesinin günümüzde tek tedavi yöntemidir.

Soru: Türkiye’de kaç kişinin yaşaması şu anda organ nakline bağlı Bu konuda kayıtlarınız var mı?
Cevap: Türkiye’de şuanda 250 civarında kalp bekleyen kişi var. 1000-1500 civarında karaciğer, 40 bin civarında da böbrek hastası mevcut. Bunları biranda bulabilmek çok mümkün değil. Böbrek 2 tane olduğu için canlıdan canlıya nakil yapılabiliyor. Ancak kalp beyin ölümü oluşunca alınabiliyor. Bunun yanında bir ölümden alınan karaciğerde 2 parça halinde nakil yapılabiliyor.

Soru: Organ bağışı nedir?
Cevap: Organ bağışı 18 yaşını doldurmuş akli dengesi yerinde olan kişilerin ölmeden önce kendi rızasıyla bir belge imzalamasına denir. Kişi öldükten sonra bu bağışı kişi yapmış olsa da 1. derece yakınlarından 2 kişinin rızası almanda organ bağışını kabul edemiyoruz. Bu şekilde rıza alındığı takdirde buda gerçek bağış oluyor.

Soru: Beyin ölümü nedir, kimler beyin ölümüne karar verir?
Cevap: Bir kişi herhangi bir nedenle yaşamsal işlevlerini yitirdiğinde buna "beyin ölümü" denir. Bu durumda kişi kendiliğinden soluk alıp veremez. Beyin işlevini geri dönülmez biçimde yitirmiştir. Tıp, bu durumu "ölüm durumu" olarak kabul eder. Kalbi ise, yalnızca solunumu sürdürmeyi sağlayan solunum cihazlarına ve başka makinelere bağlı olduğu sürece çalışabilir. Beyin ölümü kararını ancak dört kişiden oluşan bir uzman doktor ekibi karar verir. Bu uzman ekip, kardiyolog, anestezi ve reanimasyon uzmanı, nörolog ve nöroşirurji yen’den oluşur. Bu ekip, fizik muayene ile ve o ülkede o merkezde tıbbın en ileri olanakları içerisinde laboratuar tetkikleri yaparak beyin ölümü olduğuna karar verir ve bunu bir belge ile resmileştirir. Bu resmi belge hazırlanmadıkça beyin ölümü kesinlik kazanmamış sayılır ve kişinin organları asla alınamaz. Dört kişilik ekipten hiçbiri, hastayı yatıran, durumunu takip eden doktorlardan değildir. Organ nakli yapan ekibin içinden bir doktor da bu dört kişilik ekipte yer alamaz. "Beyin Ölümü" kararını tıbbın olanakları ölçüsünde, yukarıda sayılan uzmanlar bağımsız olarak verir.


Soru: Organ nakli ve bağışı konusunda 2238 sayılı yasa neleri öngörmektedir?
Cevap: Canlıdan organ nakli için kişinin 18 yaşını doldurmuş bulunması, akli dengesinin yerinde olması şarttır. Canlıdan organ naklinde, verici kişinin maddi bir çıkarı olması ve/veya bu durumu bilen doktorun organ nakli yapması suçtur. Kadavradan organ naklinin yapılabilmesi için beyin ölümü belgesinin hazırlanmış olması, kişinin sağlığında organlarını bağışlaması, bağışladığına dair bir belge yoksa yakınlarının rızasının alınması şarttır. Kişinin ölümü anında yanında herhangi bir yakını yoksa, ve üzerinden organlarını bağışlamadığına dair bir belge çıkmazsa, 2594 sayılı yasa, organlarının alınmasına izin vermektedir. Ölünün fizik bütünlüğünü değiştirmeyen organlar, (örneğin kornea) herhangi bir bağış ya da izin aranmaksızın nakil için alınabilir. Organ alımı, satımı, bunun ticaretinin ya da reklamının yapılması ağır ceza gerektiren bir suçtur. Adli nedenlerle ölen kişilerin organları nakil için çıkartılırken yapılan ameliyattaki bulgular adli rapora eklenir ve otopsi bu ameliyattan sonra gerçekleştirilir. Adli işlemler organ nakli için yapılan işlemleri geciktiremez.

Soru: Dinimiz ve diğer dinler organ nakline nasıl bakmaktadırlar?
Cevap: Dinimiz Müslümanlık organ bağışı konusunda hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde açıktır ve organ bağışıyla hayat kurtarmanın sevap olduğunu bildirmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 1980 yılında aldığı karar aynen şöyledir: " Başkanlığımız Din İşleri Yüksek Kurulu'nun 6.3.1980 tarih ve 396 sayılı uzun kararı ile organ naklinin caiz olduğunu bildirmiştir. Bu karara göre organ nakli için şu şartlara uyulması gerekmektedir. Zaruret halinin bulunması, yani hastanın hayatını veya hayati bir uzvunu kurtarmak için bundan başka çarenin olmadığının mesleki ehliyet dürüstlüğüne güvenilen bir tabip tarafından tespit edilmesi. Organ veya dokusu alınan kişinin, bu işlemin yapıldığı esnada ölmüş olması. Tedavisi yapılacak hastanın da kendisine yapılacak bu nakle razı olması gerekir. Sizin organınızı vereceğiniz kişinin yaptığı iyi ve fenalıklardan tamamen kendisi sorumludur.” Hıristiyanlık, Yahudilik, Budizm ve diğer dinler de, organ bağışını insan sevgisinin bir parçası olarak kabul etmektedirler ve bu alandaki çabaları destekledikleri gibi, din kurumları organ bağışının yaygınlaşması için özel çabalar yürütmektedirler.
Soru: Bir hasta ölmeden organlarının alınması mümkün müdür?
Cevap: Hayır değildir. Bir hekimin asıl görevi hastalarını tedavi etmektir. Hipokrat'ın koyduğu esaslardan biri olan "önce zarar verme" (primum nil nocere) tüm hekimlerin ilk amacıdır. Hekim bir hasta ile karşılaştığında ona zarar vermeden tedavi etmek üzere eğitilmiş ve yemin etmiştir. Yapılan tüm girişimlere rağmen hasta hayatını kaybeder veya hayatını kaybetmiş olarak hekime ulaşırsa organ alımı konusu gündeme gelebilir. Bu gibi durumlarda da hekimleri zan altında bırakmamak için yasal düzenlemeler yapılmıştır. Hastayı ilk değerlendiren ve tedavisini planlayan hekim veya hekimler ile organ naklini yapacak hekimlerden hiçbiri hastada "beyin ölümü" gelişip gelişmediğini belirleyen grubun içinde olamaz. Dört farklı uzmandan oluşan hekim grubu bu durumdaki hastayı değerlendirir, muayene ve diğer tetkikler ile objektif kararını verir. "Hastada beyin ölümü mevcuttur" kararı rapor ile belirlendikten sonra bile organların alınabilmesi çeşitli koşullara bağlıdır.

Soru: Beyin ölümü gerçekleşen her hastanın organları alınır mı?
Cevap: Beyin ölümü gerçekleştikten sonra hastaya tekrar bir takım muayeneler yapılıyor. Eğer organlarının hepsi sağlam ise hepsini alabiliyoruz. Eğer tetkiklere her hangi bir organında bir sorun çıkarsa o organı almıyoruz.

Soru: Hangi durumlarda yakınlarının izini olmaksızın organ veya doku alınabilir?
Cevap: Sadece gözde bu yapılabiliyor. Yakınlarının izni olmadan alınabiliyor. Göz nakli yapan merkezler son zamanlarda artış gösteriyor ve göz saklanabiliyor. Kalbi 4 saatte ameliyatla alacak kişiye yerleştirmeniz gerekiyor. Karaciğer 12 saat, böbrek 24 saatte alıcıya ameliyatla yerleştirilmelidir. Ancak göz öyle değildir. Göz 3 ay gibi bir süre bekleyebilir.

Soru: “Organ bağış kartı"nı olumlu dolduran herkesin organları alınabilir mi?
Cevap: Hayır alınamaz. "Organ bağış kartları", kişilerin kendi düzenledikleri belgeler ve resmi kimlik kartlarındaki ilgili bölümler, kişilerin kendi niyetlerini belirttikleri belgelerdir. Organ ve doku nakli için uygun tıbbi koşullar gereklidir. Bu koşullar gerçekleşmeden organları nakledilemez, dolayısı ile alınmaz.

Soru: Organ bağış kartını olumlu dolduran herkesin organları kullanılamıyorsa neden bu kartlar veya belgeler düzenleniyor?
Cevap: Son evre organ hastaları için hayatta kalmanın tek yolu organ naklidir. Canlıdan organ nakli belirli organlar için uygulanabilen bir tekniktir ve her hastanın uygun vericisi bulunmamaktadır. Bu nedenle tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yeterli sayıda organ yoktur. En büyük organ kaynağı uygun koşullarda hayatını kaybetmiş kişilerin organlarıdır. Bu durumdaki kişilerin vücut fonksiyonları tamamen tıbbi destekle devam etmektedir ve bu durumu uzun süre dengede tutmak imkansızdır. DSoruısı ile kadavradan organ alınabilmesi için zaman çok önemli bir faktördür. Diğer yandan hiç beklenmedik bir anda yakınını kaybettiğini öğrenen bir kişinin organ bağışı için hızlı karar vermesini beklemek çok zordur. Yakınlar ancak hayatta iken organlarını bağışladığını belirten yakınları için hızlı karar verebilmektedir. Ayrıca bu konuyu kaybettiği yakını ile özel olarak konuşmamış, ancak kendisi organ bağışı yapmış kişiler, o zor ve acılı anda kendisine organ bağışında bulunup bulunmayacağı soran hekimin neden böyle bir teklifte bulunduğunu idrak edebilir. Özetle "Organ Bağış Kartları", "Organ Bağış Kampanyaları", "Transplantasyon Haftası" ve "Transplantasyon Oyunları" gibi çeşitli faaliyetlerin tek bir amacı vardır; Bir yakınımızı kaybettiğimiz anda onun organları ile kurtulabilecek hayatların var olduğunu daha önceden öğrenmemizi ve gerektiğinde bu kararı daha hızlı alabilmemizi sağlamaktır. Ayrıca bu konuda bazı yasal düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Örneğin Ali Dinçer karaciğer nakilliydi ve bu konuda meclise bir teklif sundu. Teklifinde organ bağışı konusunda herkesin bağışçı sayılması, bağışlamak istemeyenlerin bizlere başvurmaları konusundaydı. Bu düzenlemelerin biran önce yapılması gerekiyor.
Soru: Çanakkale organ bağışında duyarlı mı?
Cevap: Çanakkale halkı diğer illere göre daha duyarlı. Bu konuda çeşitli kampanyalar düzenliyoruz. Bizlere burada düşen görev yoğun bakım ünitelerini biraz daha genişletmektir. İnsanlar bu konularda biraz daha hassasiyetli davranıyorlar.

Soru: Çanakkale’de organ bağışı ile ilgili verilen eğitimler fayda sağlıyor mu?
Cevap: Toplum eğitiminden önce ekip çalışması çok önemlidir. Bu eğitimleri düzenledikçe duyarlılık daha da artıyor. Toplum eğitimine personel eğitimine nazaran biraz daha ağırlık veriyoruz. İzmir’den arkadaşlarımız buraya gelerek organ nakli, bağışı konularında halkımızı en iyi şeklide bilgilendiriyorlar. Bunun yanında burada bulunan organ nakli koordinatörümüzle çeşitli eğitimler düzenliyoruz.





Bu haber 27-06-2009 tarihinde eklendi veya güncellendi.
Toplam okunma sayısı: 15211



Organ bağışı yaygınlaşmalı

Çanakkale Organ Nakli koordinatörü Azem Ülkü, organ bağışının yaygınlaşması bir çok hayatı geri döndürebileceğini belirterek, organ bağışının yaygınlaşması gerekir dedi.

Çanakkale Organ Nakli koordinatörü Azem Ülkü, organ bağışının yaygınlaşması bir çok hayatı geri döndürebileceğini belirterek, organ bağışının yaygınlaşması gerekir dedi.

Ülkü, 3-9 Kasım tarihlerinin organ bağışı ve organ nakli haftası olarak belirlendiğini ve bu tarihlerde organ bağışının önemini belirten etkinlikler yapıldığını söyledi. Türkiye’de 40 bin civarında kronik böbrek hastası ve sayısı tam olarak belirlenemeyen çok sayıda karaciğer ve kalp yetmezliği hastası olduğunu belirten Ülkü, “Organ bagışı ve organ nakli bir çok yaşamı geri getirmektedir. Dünyada ortalama olarak milyonda 50-60 kişide çeşitli nedenlerle beyin ölümü gerçekleşmektedir. Beyin ölümü gerçekleşen hastanın organları ile bir çok kişi iyileşebilmektedir. Ülkemizde ise yılda 3500-4000 kişinin beyin ölümü gerçekleşiyor.

Her beyin ölümünün sağlam organları ile 3 kişinin iyileşeceği düşünülürse yılda 10 bin kişi sağlığına kavuşacaktır. Organ nakli konusunda vatandaşlarımızın duyarlı olmasını istiyoruz” dedi.

Ülkü, Çanakkale’de bu güne kadar 5 kişinin beyin ölümü gerçekleşmesi üzerine çeşitli organlarının nakledildiğini ve bu sayedi 21 kişi sağlığına kavuştuğunu sözlerine ekledi.



.




Bu haber 16-12-2008 tarihinde eklendi veya güncellendi.
Toplam okunma sayısı: 10508





Çanakkale Devlet Hastanesi Web Sayfası Ziyaretçilerimize Bilgi Vermek Amacı İle Yayınlanmaktadır.
Resmi İşlemlere Esas Oluşturmaz. PHP HTML SQL Yazılımı Hastanemiz Tarafından kullanılarak Yapılmaktadır.

6,268,273. ziyaret